Sümbül Efendi ve Merkez Efendi

Topkapı’da türbesi bulunan Merkez Efendi, Sümbül Efendi’nin hem damadı, hem talebesi, hem de Halvetiyye’nin Sünbüliyye kolunun şeyhidir. Merkez Efendi, Osmanlı’da yaşadığı dönem çeşitli medreselerde tefsir, hadis, fıkıh ve tıp alanında yetişen bir isim. İsminin hikayesi de Sümbül Efendi’ye dayanıyor. Sümbül Efendi, gerçek ismi Musa Muslihuddin olan Merkez Efendi’nin de bulunduğu bir ders sırasında öğrencilerine bir gün bir soru sorar. Der ki: “Alemi siz yaratsaydınız ve kudretiniz olsaydı, neleri değiştirirdiniz?” Her bir öğrenci hocalarına farklı farklı cevaplar verir; kimi dünyadaki her şeyi değiştireceğini söyler, kimi bütün kötülükleri ortadan kaldıracağını…

Musa Efendi ise “Mümkün olsaydı, her şeyi merkezinde bırakırdım. Alem öyle bir nizam içinde ki, buna bir şey ilave etmek veya bir şeyi eksiltmek düşünülemez” deyince Sümbül Efendi’nin hoşuna gider bu ve: “Öyleyse bundan sonra ismin Merkez Muslihuddin olsun” der. Bundan böyle halk arasında da Merkez Efendi ismiyle anılır olur. O aynı zamanda mesir macununu yapmasıyla da ün salmış bir isim. Kanuni Sultan Süleyman ve Şah Sultan’ın annesi Hafsa Sultan’ı, Manisa’da mesir macunuyla iyileştirmesinden ve tasavvuf lideri olarak padişah ve sultanın gönüllerinde yer eder. Şeyhi Sümbül Efendi vefat ettikten sonra ise o dönem İstanbul’un en önemli tasavvuf merkezlerinden biri olan Topkapı’daki tekkesine çekilip öğrenciler yetiştirir yıllarca. 63 yaşına geldiğinde ise Hz. Muhammed (s.a.v) aşkı ona “Hz. Peygamber 63 yaşında öldü, bu yaşta yerüstünde yaşayamam!” diyerek yeraltındaki çilehanesine çekilir. Ölümüne kadar da çilehanede tefekkür ve ibadetle sürdürür hayatını. 92 yaşında vefat ettiğinde de Merkez Efendi Camii’ndeki bahçeye defnedilir.

Scroll to top
BAĞIŞ SAYFASI